Diş Çekimi ve Yirmi Yaş Dişi: Ne Zaman Gerekir?
Bir dişin çekilmesi, çoğu zaman onu korumanın yolları değerlendirildikten sonra verilen bir karardır; yirmi yaş dişleri ise bu kararın en sık tartışıldığı dişlerdir. Aşağıda çekimin gerekçelerini, doğal dişi korumanın hangi koşullarda öne çıktığını, basit ve cerrahi çekimin aşamalarını ve iyileşme döneminde size düşenleri ele alıyoruz. Bilgiler, Özel Sahil İstanbul Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği'ne başvurmadan önce süreci tanımanız için hazırlandı.
Diş çekimi nedir?
Diş çekimi, bir dişin kökleriyle birlikte çene kemiğindeki yuvasından (alveol) çıkarılmasıdır. İşlem, bölge lokal anesteziyle uyuşturulduktan sonra yapılır ve amacı, başka bir yolla onarılamayan ya da ağızda kalması çevre dokulara zarar verecek bir dişi ortadan kaldırmaktır. Çekimden sonra yuvayı bir kan pıhtısı doldurur; yuvanın iyileşmesi bu pıhtıyla başlar.
Yirmi yaş dişleri, her çenenin iki yanında diş dizisini arkadan kapatan üçüncü büyük azı dişleridir. Diğer dişlerden yıllar sonra sürdükleri için çenede onlara yeterli yer kalmayabilir; bu durumda diş tamamen kemik içinde (gömülü) ya da kısmen diş eti altında (yarı gömülü) kalır. Gömülü olmak tek başına bir hastalık anlamına gelmez, ancak bazı dişlerde temizlik güçlüğüne ve iltihaba zemin hazırlayabilir.
Diş çekimi hangi durumlarda gerekir?
Güncel diş hekimliğinde öncelik, doğal dişi mümkün olduğunca ağızda tutmaktır. Bu nedenle çekim, dişin onarılamadığı ya da ağızda kalmasının daha büyük bir soruna yol açacağı durumlar için ayrılır. Hekiminizin çekimi önerebileceği başlıca durumlar şunlardır:
- Dolgu, kanal tedavisi ya da kaplamayla onarılamayacak kadar ilerlemiş çürük veya kök seviyesine uzanan kırık
- İleri diş eti hastalığı nedeniyle destek kemiğini büyük ölçüde yitirmiş, belirgin biçimde sallanan diş
- Kök ucundaki iltihabın kanal tedavisi ya da yenilenen kanal tedavisiyle kontrol altına alınamadığı diş
- Tekrarlayan iltihaba, komşu dişte hasara ya da kiste yol açan gömülü veya yarı gömülü yirmi yaş dişi
- Ortodontik tedavi planında yer açmak amacıyla hekimin gerekli gördüğü çekimler
- Baş ve boyun bölgesine uygulanacak radyoterapi gibi bazı tıbbi tedavilerden önce olası bir enfeksiyon kaynağı olarak görülen dişler
Dişi korumak mümkün olduğunda
Ağrıyan her diş çekilmez. Sinir dokusu iltihaplanmış ama kökleri ve çevresindeki kemiği yeterince sağlam bir diş, çoğu zaman kanal tedavisi sayesinde ağızda tutulabilir ve ardından dolgu ya da kaplamayla güçlendirilebilir. Doğal diş, çiğneme hissini ve çevresindeki kemiği korumaya devam ettiği için onarım makul göründüğünde hekimler genellikle önce bu yolu konuşur.
Gömülü ve yarı gömülü dişlerin yol açabildiği sorunlar
Yarı gömülü bir yirmi yaş dişinin üzerinde kalan diş eti, altında yiyecek ve bakteri biriktirebilen bir cep oluşturur. Bu cepte gelişen iltihaba perikoronit denir; dişin çevresinde şişlik, ağrı, ağızda kötü tat ve ağzı açmakta güçlük gibi şikâyetlerle kendini gösterebilir. Öne doğru yatık duran bir yirmi yaş dişi ise önündeki ikinci büyük azıyla arasında fırçanın ulaşamadığı bir bölge yaratır ve bu dişin arka yüzünde çürük gelişmesine neden olabilir.
Daha seyrek görülen bir durum, gömülü dişin taç kısmını saran kesecikten kist gelişmesidir. Kistler çoğunlukla sessizce büyür ve ilerledikçe çevredeki kemiği inceltebilir ya da komşu dişlerin köklerini etkileyebilir. Yirmi yaş dişinin kendisinde onarılamayacak bir çürük olması ya da komşu dişin kökünde erime görülmesi de değerlendirmeye alınan bulgular arasındadır.
Belirti vermeyen yirmi yaş dişi her zaman çekilir mi?
Hayır. Birleşik Krallık'ta NICE'ın yayımladığı rehber ve NHS'in hasta bilgilendirmeleri, hastalık bulgusu taşımayan gömülü yirmi yaş dişlerinin yalnızca önlem amacıyla çekilmesini önermez; bu dişler düzenli kontrollerde izlenir. Aynı rehbere göre ilk ve hafif seyreden bir perikoronit atağı tek başına çekim gerekçesi sayılmaz, ataklar yinelendiğinde ise çekim daha güçlü biçimde gündeme gelir. Kararı yine de ağız yapınız, yaşınız, genel sağlığınız ve dişin konumu birlikte belirler.
Diş çekimi nasıl yapılır?
Muayene ve görüntüleme
Süreç, ağız içi muayene ve dişin köklerini çevre yapılarla birlikte gösteren bir röntgenle başlar. Yirmi yaş dişlerinde çoğunlukla iki çeneyi ve tüm dişleri tek görüntüde gösteren panoramik röntgen istenir; bu film dişin konumunu, kök yapısını ve alt çenedeki sinir kanalına uzaklığını değerlendirmeye yardımcı olur. Kökler sinir kanalıyla iç içe görünüyorsa hekim üç boyutlu bir görüntüleme (konik ışınlı bilgisayarlı tomografi) isteyebilir. Hamileyseniz ya da hamilelik olasılığı varsa bunu röntgen çekilmeden önce mutlaka belirtin.
Sağlık geçmişinin paylaşılması
Muayenede kullandığınız tüm ilaçları, özellikle kan sulandırıcıları ve kemik metabolizmasını etkileyen tedavileri, ayrıca kalp hastalığı, şeker hastalığı ya da kanama bozukluğu gibi durumları hekiminize bildirmeniz gerekir. Bu bilgiler işlemin zamanlamasını ve alınacak önlemleri değiştirebilir. Kan sulandırıcı bir ilacı kendi kararınızla bırakmamanız, gerekiyorsa diş hekiminizin ilacı düzenleyen doktorunuzla görüşmesi önemlidir.
Basit çekim
Ağızda tamamen görünen ve kökleri düzgün bir diş için genellikle basit çekim yeterlidir. Bölge uyuştuktan sonra hekim dişi çevresindeki bağ dokusundan ayırır, özel aletlerle yuvasında hafifçe hareket ettirerek gevşetir ve dişi çıkarır. İşlem boyunca baskı hissetmeniz olağandır; keskin bir acı duyarsanız bunu söylemeniz, uyuşturmanın tamamlanması için yeterlidir.
Cerrahi çekim
Gömülü ya da yarı gömülü yirmi yaş dişleri, kırılmış kökler ve kemiğe sıkıca kaynamış dişler çoğu zaman cerrahi çekim gerektirir. Bu yöntemde diş eti küçük bir kesiyle açılır, gerekirse dişin çevresinden bir miktar kemik kaldırılır ve diş daha kolay çıkarılabilmesi için parçalara bölünebilir. İşlem sonunda bölge temizlenir ve diş eti dikişle kapatılır; kendiliğinden eriyen dikişler de kullanılabilir. Bu tür işlemlerin kapsamını ağız, diş ve çene cerrahisi sayfamızda daha ayrıntılı bulabilirsiniz.
Çekim günü
Lokal anesteziyle yapılacak bir çekimden önce hafif bir öğün yemeniz, randevuya dinlenmiş gelmeniz ve kullandığınız ilaçların listesini yanınızda getirmeniz işinizi kolaylaştırır. Basit bir çekim genellikle kısa sürer; cerrahi çekimin süresi ise dişin konumuna göre değişir. İşlemden sonra hekiminiz yuvaya bir gazlı bez yerleştirir ve ilk saatler ile ilk günler için bakım önerilerini size anlatır.
Diş tedavisinden belirgin biçimde kaygılanıyorsanız bunu randevu alırken ve muayenede açıkça söyleyin. Adımların önceden anlatılması, işlem sırasında ara vermek için bir işaret üzerinde anlaşılması ve sorularınıza zaman ayrılması kaygıyı çoğu zaman hafifletir. Uyuşukluk birkaç saat sürebileceğinden, işlemden sonra dudağınızı, yanağınızı ya da dilinizi ısırmamaya da dikkat edin.
Çekimden sonra nelere dikkat etmelisiniz?
Çekimi izleyen ilk gün, yuvadaki kan pıhtısının yerleştiği dönemdir ve önerilerin çoğu bu pıhtıyı korumaya yöneliktir. Hekiminizin size özel talimatları her zaman önceliklidir; aşağıdakiler genel kabul görmüş önerilerdir.
- Gazlı bez: Yerleştirilen gazlı bezi önerilen süre boyunca hafifçe ısırarak yerinde tutun. Sızıntı sürerse temiz, katlanmış bir gazlı bezle bölgeye en az 10 dakika sabit baskı uygulayın.
- Soğuk uygulama: İlk gün yanağın dışından, ince bir beze sarılmış soğuk kompresi aralıklarla uygulamak şişliği sınırlamaya yardımcı olabilir.
- Tükürmeme ve pipet kullanmama: Kuvvetle tükürmek, pipetle içmek ve ağzı sert biçimde çalkalamak, oluşan basınç değişikliğiyle pıhtıyı yerinden oynatabilir. Çekim gününde ağız çalkalamaktan kaçının; sonraki günlerde hekiminizin önerdiği şekilde ılık tuzlu su ya da gargarayla nazikçe çalkalayabilirsiniz.
- Sigara ve alkol: Sigara yara iyileşmesini geciktirir ve kuru soket riskini artırır; mümkünse iyileşme süresince ara verin. Alkol ve çok sıcak içecekler de ilk günlerde kanamayı artırabilir.
- Beslenme: Uyuşukluk geçene kadar bir şey yemeyin. Ardından yoğurt, çorba ya da püre gibi yumuşak yiyecekleri ılık veya soğuk olarak tercih edin; çekirdek ve fındık gibi küçük, sert parçaların yuvaya kaçmamasına dikkat edin.
- Ağız hijyeni: Diğer dişlerinizi her zamanki gibi fırçalayın, yalnızca ilk günlerde fırçayı çekim bölgesine değdirmeyin. Temiz bir ağız, yaranın sorunsuz kapanmasını destekler.
- İlaçlar: Ağrı kesici ya da başka bir ilaç önerildiyse hekiminizin önerdiği şekilde kullanın; kendi başınıza ilaç eklemeyin, kullanım sıklığını da kendiniz değiştirmeyin.
- Dinlenme: İlk gün ağır egzersizden kaçının; uyurken başınızı bir yastıkla biraz yüksekte tutmak sızıntıyı azaltabilir.
İyileşme nasıl ilerler?
Hafif sızıntı, şişlik, yanakta morarma ve ağzı açarken gerginlik, özellikle cerrahi çekimlerden sonra beklenen tepkilerdir. Ağrı ve şişlik çoğunlukla bir iki gün içinde azalmaya başlar; cerrahi çekimlerden sonra hassasiyet ve çene gerginliği iki haftaya kadar sürebilir. Eriyen türde olmayan dikiş kullanıldıysa alınma zamanı için ayrıca kontrol randevusu verilir.
Yuvanın üzerindeki diş eti genellikle birkaç hafta içinde kapanır; altındaki kemiğin dolması ve yeniden şekillenmesi ise aylar sürebilir. Bu nedenle ilk haftalarda yuvada küçük bir çukurluk hissetmeniz ve yemek artıklarının buraya takılması olağandır. Hekiminiz önerdiyse, yuvayı yemeklerden sonra ılık suyla nazikçe temizleyebilirsiniz.
Kuru soket (alveolar osteit) nedir, nasıl fark edilir?
Kuru soket, çekim yuvasındaki kan pıhtısının hiç oluşmaması ya da iyileşme tamamlanmadan yerinden çıkmasıyla gelişen ağrılı bir durumdur. Pıhtı kaybolunca yuvanın kemik duvarı açıkta kalır. En çok azı dişlerinin çekiminden sonra görülür ve sigara içenlerde daha sık ortaya çıkar.
Tipik belirti, çekimden sonraki birkaç gün içinde ağrının hafiflemek yerine yeniden şiddetlenmesidir. Ağrı kulağa ya da şakağa doğru yayılabilir; buna ağızda kötü tat, nefeste koku ve yuvanın içinin boş görünmesi eşlik edebilir. Tedavide hekim yuvayı nazikçe temizler, gerekirse yatıştırıcı bir pansuman yerleştirir ve ağrının kontrolü için öneride bulunur; bu tablo her zaman bir enfeksiyon anlamına gelmez.
Hangi durumlarda hekiminize başvurmalısınız?
- Baskı uygulamanıza rağmen durmayan ya da yeniden başlayan belirgin kanama
- Önerilen ağrı kesicilere rağmen artan ağrı veya büyüyen şişlik
- Ateş, halsizlik, ağızda kötü tat ya da yuvadan akıntı
- Yutkunmada veya nefes almada güçlük, boyuna ya da göz çevresine yayılan şişlik (bu durumda acil sağlık hizmetine başvurun)
- İşlemden sonraki gün de geçmeyen uyuşukluk; dudak, çene ya da dilde his kaybı veya karıncalanma
Alt yirmi yaş dişlerinin kökleri, dudağa ve dile his veren sinirlere yakın olabilir. Bu nedenle işlemden sonra nadiren dil, dudak ya da çenede uyuşma veya karıncalanma görülebilir; bu tablo çoğunlukla haftalar ya da aylar içinde geriler. Bu riskin sizin için ne düzeyde olduğu, çekim kararı verilmeden önce röntgen üzerinden açıklanır.
Çekimden sonra boşluk kalırsa ne yapılır?
Yirmi yaş dişinin yerinin doldurulması genellikle gerekmez, çünkü bu dişlerin çiğnemeye katkısı sınırlıdır. Diğer dişlerde ise boşluğun uzun süre açık kalması, çevredeki dişlerin konumunu ve kapanışı zamanla değiştirebilir. Ön dişlerde görünüm ve konuşma da bu kararda rol oynar.
Boşluğu tamamlamak için başlıca seçenekler implant, sabit köprü ve hareketli protezdir. Kemik içine yerleştirilen yapay köklerle yapılan tedaviyi diş implantı rehberimizde, köprü ve hareketli seçenekleri ise diş protezi çeşitleri sayfamızda inceleyebilirsiniz. Hangi yolun izleneceğini çekimden önce konuşmak, iyileşme döneminin de buna göre planlanmasını sağlar.
Maltepe'de diş çekimi: polikliniğimizde süreç
Polikliniğimiz Bağlarbaşı Mah. Sakızağacı Sk. No:46/A, 34844 Maltepe/İstanbul adresindedir. Toplu taşımayla geliyorsanız Marmaray'ın Maltepe istasyonu pratik bir seçenektir; istasyondan yürüyüş yaklaşık 10 dakika sürer. Bağdat Caddesi tarafından gelenler için polikliniğimiz caddeden yaklaşık 130 metre içeridedir.
Mahallenize göre hat ve süre bilgisi için Maltepe mahallelerinden ulaşım sayfasını kullanabilirsiniz. Hafta içi 09:00 ile 20:00, cumartesi 09:00 ile 18:00 arasında polikliniğimize gelebilirsiniz; pazar günü hizmet verilmez.
Çekim randevusu için telefonla görüşmek isterseniz 0553 777 24 45 ya da 0216 371 61 60 numaralarına ulaşabilirsiniz; ilk numara WhatsApp üzerinden yazışmaya da açıktır. Size uygun gün ve saat aralığını randevu formu aracılığıyla da iletebilirsiniz. Özel sağlık sigortası kullanacaksanız sıralama farklıdır: rezervasyon kodu Moneta Asistanlık'tan 0850 259 23 53 numarası üzerinden alınır, randevu ise bu kodu polikliniğimize ilettiğinizde oluşturulur. Hangi kurumlarla çalışıldığını anlaşmalı sigortalar sayfasında görebilirsiniz.
İlk muayenede şikâyetiniz dinlenir, ağız içi muayene yapılır ve gerekli görülürse röntgen çekilir. Polikliniğimizde 6 diş hekimi görev yapmaktadır; muayeneyi yapan hekim çekimin gerekip gerekmediğini, varsa dişi koruyan seçenekleri ve olası riskleri sizinle konuşur. Belirgin şişlik ya da yaygın iltihap varsa önce bunun yatıştırılması, çekimin ise ayrı bir güne bırakılması önerilebilir.
Sık sorulan sorular
Diş çekimi sırasında ağrı hisseder miyim?
Çekime, bölge lokal anesteziyle uyuşturulduktan sonra başlanır; bu sırada genellikle baskı ve itme hissi duyulur. Keskin bir acı hissederseniz elinizi kaldırarak hekiminize işaret vermeniz yeterlidir, uyuşturma gerekirse tamamlanır. Uyuşukluk geçtikten sonra birkaç gün hassasiyet olması beklenir ve bu dönem hekiminizin önerileriyle yönetilir.
Yirmi yaş dişim hiç ağrımıyor, yine de çektirmem gerekir mi?
Her zaman gerekmez. Sorun oluşturmayan ve röntgende hastalık bulgusu taşımayan yirmi yaş dişleri çoğunlukla yerinde bırakılıp düzenli kontrollerde izlenir. Komşu dişte çürük, kist ya da kemik kaybı görülürse veya diş tekrarlayan iltihaplara yol açıyorsa çekim gündeme gelir; sizin dişinizin hangi grupta olduğu muayene ve röntgen sonrasında anlaşılır.
Çekimden sonra ne zaman yemek yiyebilirim?
Uyuşukluk tamamen geçmeden yemek yemeniz önerilmez, çünkü yanağınızı ya da dilinizi farkında olmadan ısırabilirsiniz. His geri geldikten sonra ilk günlerde yumuşak, ılık ya da soğuk yiyecekleri seçip çekim yapılan tarafın karşısıyla çiğnemeniz uygundur. Hassasiyet azaldıkça normal beslenmeye kademeli olarak dönebilirsiniz.
Kuru soket olduğunu nasıl anlarım?
En belirgin işaret, çekimden birkaç gün sonra hafiflemesi beklenen ağrının tersine şiddetlenmesidir. Ağrı kulağa doğru yayılabilir, ağızda kötü bir tat ve koku da eşlik edebilir. Bu belirtileri fark ettiğinizde kontrol için polikliniğimize başvurmanız gerekir; tablo çoğunlukla yuvanın temizlenmesi ve pansumanla yönetilir.
Çekimden sonra işe ya da okula ne zaman dönebilirim?
Basit bir çekimden sonra çoğu kişi ertesi gün olağan işlerine dönebilir. Cerrahi bir yirmi yaş dişi çekiminden sonra ise şişlik ve çene gerginliği nedeniyle birkaç gün dinlenmek gerekebilir. Ağır fiziksel iş ya da yoğun spor yapıyorsanız bunlara ne zaman başlayabileceğinizi hekiminize sormanız iyi olur.
Çekilen dişin yerine ne zaman implant ya da protez yapılabilir?
Bu süre çekimin nedenine, yuvadaki iltihabın durumuna ve kemiğin iyileşmesine göre değişir. Bazı durumlarda implant çekimle aynı seansta yerleştirilebilir, bazılarında ise yuvanın birkaç ay iyileşmesi beklenir; hareketli protezler için ölçü zamanı da iyileşmenin gidişatına göre belirlenir. Size uygun zamanlamayı hekiminiz muayene ve röntgen bulgularına göre önerir.
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; size uygun tedavi muayene sonrasında hekiminizle birlikte belirlenir.
Kaynaklar: NHS (Birleşik Krallık Ulusal Sağlık Hizmeti), NICE (Birleşik Krallık Ulusal Sağlık ve Bakım Enstitüsü), SDCEP (İskoçya Diş Hekimliği Etkinlik Programı), Amerikan Diş Hekimleri Birliği (ADA, MouthHealthy), Oral Health Foundation.
Hastalarımınızın Öncesi ve Sonrası
Her sabah uyandığınızda çene eklemlerinizde bir gerginlik, bir ağrı hissediyorsunuz. Kahvaltıda simi..