Diş hassasiyeti neden olur, ne yapılabilir?
Soğuk bir içecek, sıcak çay, tatlı ya da ekşi bir yiyecek, soğuk hava ya da diş fırçasının teması sırasında birkaç saniye süren keskin bir sızı, diş hassasiyetinin tipik tarifidir. Diş hekimliğinde bu tabloya çoğunlukla dentin hassasiyeti denir. Dişin dış yüzeyini örten mine ya da kökü koruyan doku incelip alttaki dentin tabakası açığa çıktığında, dentindeki mikroskobik kanalcıklar dış uyarıları dişin içindeki sinire daha kolay iletir. Sızının uyaran ortadan kalkınca kısa sürede geçmesi, bu tablonun ayırt edici özelliklerinden biridir.
Dentinin açığa çıkmasının birkaç yaygın nedeni vardır. Diş eti çekilmesiyle kök yüzeyinin görünür hale gelmesi, sert kıllı fırçayla ya da yatay ve kuvvetli hareketlerle fırçalama sonucu dişin boyun bölgesinde oluşan aşınma, asitli içecekler ya da mide asidinin ağza gelmesi nedeniyle mine kaybı bunların başında gelir. Diş sıkma ve gıcırdatma da zamanla mineyi aşındırabilir ve dişin boyun bölgesinde küçük kayıplara yol açabilir. Yeni yapılan bir dolgu, diş taşı temizliği ya da beyazlatma işleminden sonra da çoğunlukla geçici olan bir hassasiyet görülebilir.
Her sızı dentin hassasiyeti değildir. Çürük, çatlak diş, kırılmış ya da kenarından sızdıran dolgu, açıkta kalmış kök yüzeyindeki çürük ve diş eti hastalığı da benzer şikâyetlere yol açabilir. Uyaran ortadan kalktıktan sonra dakikalarca süren, kendiliğinden başlayan, geceleri uykudan uyandıran ya da ısırınca artan ağrı farklı bir sorunun işareti olabilir ve bu durumda beklemeden diş hekimine başvurmak gerekir. Bu nedenle hassasiyetin nedenini muayene ve gerekirse diş filmiyle netleştirmek, doğru yöntemi seçmenin ilk adımıdır.
Evde yapılabilecekler genellikle ilk basamaktır. Yumuşak kıllı fırça ve nazik, küçük dairesel hareketler aşınmanın ilerlemesini yavaşlatır; florürlü diş macunu kullanmak da mineyi destekler ve diş yüzeyini asit ataklarına karşı daha dirençli hale getirir. Hassasiyete yönelik diş macunları düzenli kullanıldığında birkaç hafta içinde şikâyeti azaltabilir ve fırçaladıktan sonra ağız bol suyla çalkalanmadan bırakıldığında daha etkili olabilir. Asitli bir içecekten hemen sonra fırçalamak yerine ağzı suyla çalkalayıp bir süre beklemek de minenin korunmasına yardımcı olur.
Ev önlemleri yeterli olmazsa diş hekiminiz ek yöntemler önerebilir. Hassas yüzeylere flor vernik ya da koruyucu kaplama uygulanması, aşınmış boyun bölgelerinin dolguyla kapatılması, diş sıkma varsa gece plağı kullanımı ve ileri diş eti çekilmesinde diş eti tedavisi bu seçenekler arasındadır. Hangi yöntemin uygun olduğu hassasiyetin nedenine bağlıdır ve sonuç kişiden kişiye değişebilir; bu yüzden kararı hekiminizle birlikte vermeniz önemlidir. Bu işlemlerin bir kısmı tek seansta tamamlanabilirken bazıları birkaç kez tekrarlanmayı gerektirebilir; hassasiyetin azalması da çoğu zaman kademeli olur.
Hassasiyet bazen gündelik alışkanlıklarla da ilgilidir. Gün boyu sık aralıklarla asitli içecek tüketmek, limonlu su ya da sirkeli yiyecekleri dişlerde uzun süre tutmak, dişleri sert cisimlerle zorlamak ve sabahları çene yorgunluğuyla uyanmak gibi ipuçlarını hekiminize anlatmanız nedenin bulunmasını kolaylaştırır. Şikâyetin hangi dişte, hangi uyaranla ve ne kadar sürdüğünü birkaç gün boyunca not etmek de muayenede işe yarar. Hassasiyet yeni başladıysa ve birkaç gün içinde belirgin biçimde artıyorsa, ev önlemlerini denemeden önce bir muayene planlamak daha doğru olur.
- Sızı birkaç saniyede mi geçiyor, yoksa dakikalarca mı sürüyor?
- Hassasiyet tek bir dişte mi, birden fazla dişte mi hissediliyor?
- Isırırken ya da çiğnerken ağrı eşlik ediyor mu?
- Asitli içecek tüketimi veya reflü şikâyeti var mı?
- Sert fırça ya da kuvvetli yatay fırçalama alışkanlığı var mı?
- Geceleri diş sıkma ya da sabah çene yorgunluğu fark ediliyor mu?
Bu bölümdeki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; size uygun yaklaşım muayene sonrasında hekiminizle birlikte belirlenir.